Anasayfa Basın Açıklamaları BASINA VE KAMUOYUNA

BASINA VE KAMUOYUNA

10 Dakika Önce

Hapishanelerde Devam Eden Süreli ve Dönüşümlü Açlık Grevlerine İlişkin Ortak Açıklama

BASINA VE KAMUOYUNA

Türkiye’deki hapishanelerde yaşanan insan hakları ihlallerinin sonlandırılması, ağırlaşan infaz koşullarının
düzeltilmesi, İmralı Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutulan Abdullah ÖCALAN üzerinde uzun
zamandır sürdürülen tecrit koşullarına son verilerek aile ve avukat görüşlerinin sağlanması ve Kürt meselesine
demokratik çözüm talebiyle hapishanelerdeki mahpuslar tarafından 27 Kasım 2023 tarihinde kamuoyuna
duyurulan süreli-dönüşümlü açlık grevi eylemi bugün itibari ile Türkiye’deki çok sayıda hapishaneye yayılarak 30.
gününde devam etmektedir.
Açlık Grevleri İzleme Ve Takip Koordinasyonu tarafından açlık grevlerinin başladığı tarihten bu yana Patnos L
Tipi Kapalı Hapishanesi, Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi, Van Yüksek Güvenlikli Kapalı
Hapishanesi, Erzurum Oltu T Tipi Kapalı Hapishanesi, Erzurum Dumlu 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı
Hapishanesi, Erzurum Dumlu 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi, Ahlat T Tipi Kapalı Hapishanesi,
Espiye L Tipi Kapalı Hapishanesi, Bafra T Tipi Kapalı Hapishanesi, Beşikdüzü T Tipi Kapalı Hapishanesi, Rize
(Kalkandere) L Tipi Kapalı Hapishanesi ve Kavak S Tipi Kapalı Hapishanesi ziyaret edilmiştir.
Ziyaret edilen tüm hapishanelerde açlık grevlerinin genel olarak 27.11.2023 veyahut 01.12.2023 tarihinde
başladığı ve on ya da on beşer gün olacak şekilde açlık grevlerinin dönüşümlü olduğu, taleplerin karşılanmaması
halinde ise açlık grevlerinin devam edilebileceği hususları tarafımıza aktarılmıştır.
Açlık grevlerinin sonlanması için siyasal iktidar ve yetkili kurumlar, açlık grevine başlayan mahpusların taleplerini
yerine getirmeye ve mutlak iletişimsizlik halini kaldırmaya yönelik olarak iş bugüne dek herhangi adım atmamıştır.
Mahpusların onurları, yaşam hakkı ve sağlık hakları başta olmak üzere tüm hakları devletin sorumluluğundadır.
Açlık grevlerinin herhangi bir aşamasında hapishane kurumlarının olası şeker, tuz ve vitamin yasağı; yaşam hakkı
bağlamında zamana yayılmış işkence ve kötü muamele olarak ele alınabilecek bir tutumdur. Açlık grevine
başlayan mahpuslara yaşamın devam etmesi ve sağlık sorunlarının meydana gelmemesi amacıyla en az alınması
gereken 5 büyük su bardağı su/sıvı, 2 çay kaşığı (2 gr) tuz, 5 yemek kaşığı şeker, 1 tatlı kaşığı karbonat ile 500 mg
B1 vitamini içeren kompleks B vitamini preparatları sağlanmalıdır.
Asgari düzeyde alınması gereken bu maddelerin kısıtlanması durumunda, geçmiş yıllardaki açlık grevlerinde
olduğu gibi, mahpusların beyin fonksiyonlarında kalıcı hasarlara ve hatta ölümlere sebep olacaktır.
Ek sağlık sorunlarının ortaya çıkmasını engellemek amacıyla; açlık grevi eylemi gerçekleştiren mahpusların sağlık
çalışanları tarafından onamlarına uygun olarak düzenli takip edilmesi, ihtiyaçları olan su, tuz, şeker ve B
vitamininin sağlanması, kendilerine bakamayacak duruma geldiklerinde refakatçi imkanı sağlanması, tecrit altında
tutulmamaları ve zor kullanmaktan kaçınılması gerekmektedir.
Nitekim Dünya Tabipleri Birliği 1991 tarihli Malta Bildirgesi’nde açlık grevcisini “zihinsel olarak ehliyetli, açlık
grevine kendi iradesiyle karar vermiş, bu nedenle belirli bir zaman için yiyecek ve/veya sıvı almayı reddeden kişi”
olarak tanımlamıştır.
Bizler; meslek ve hak temelli sivil toplum örgütleri olarak açlık grevi eylemine başvuran mahpusların başta sağlık
hakkı olmak üzere, yaşam haklarının korunması için tüm yetkililerin gerekli duyarlılığı göstermesi gerektiğini
vurgulamak istiyoruz.
Anayasa 17/3 ve AİHS 3. maddesinde hükümlünün hangi ceza nedeni ile ilgili olursa olsun gayri insani yahut
haysiyet kırıcı bir ceza infazına ve muamelesine tabi tutulamayacağı, yine sözleşmenin “özgürlük ve kişi
güvenliği, hakkı” ile ilgili 5/1-a bendinde mahkûmiyet üzerine, usulü dairesinde hapsedilmesi gerektiği; 5275
sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 2. maddesinde ise ceza ve güvenlik tedbirlerinin
infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamayacağı ve ırk, dil, din,
mezhep, milliyet, renk, cinsiyet veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceler ile diğer toplumsal
konumlar yönünden ayrım yapılamayacağı düzenlenmiştir.
İmralı Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda mutlak iletişimsizlikle devam eden tecrit, Anayasa’ya, Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesine ve Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanuna aykırıdır.
Siyasal iktidar, açlık grevcilerinin talebini süreç daha tehlikeli bir noktaya evirilmeden değerlendirmelidir. Aksi
takdirde, mahpusların sağlık ve yaşam hakkına yönelik ortaya çıkacak üzücü sonuçlardan da yine siyasal iktidar
sorumlu olacaktır. Bu nedenle Adalet Bakanlığının ve ilgili kurumların bir an önce hareket geçmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak; mahpusların açlık grevi eylemi konusunda siyasal iktidarın ölümler yaşanmadan barışçıl yollarla
gerekli tedbirleri alması ve talepleri değerlendirmek üzere harekete geçmesi gerekmektedir. Soruna temel hak ve
özgürlüklerin esas alınarak yaklaşılması ve taleplerin bu doğrultuda değerlendirilerek çözüme kavuşturulması için
biran önce Adalet Bakanlığını, ulusal ve uluslararası hukuk ve insan hakları kurumlarını duyarlı olmaya davet
ediyoruz.
AÇLIK GREVLERİ İZLEME VE TAKİP KOORDİNASYONU
Van Barosu Başkanlığı
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Van Şubesi
İnsan Hakları Derneği Van Şubesi
Van Tutuklu Aileleri ile Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği
TİHV Van Şubesi
TTB Van – Hakkari Tabipler Odası
SES Van ŞUBES

Diğer Yazılar
 İHD VAN
 Basın Açıklamaları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir